hz haticenin kisaca hayati

hz haticenin kisaca hayati

Etiketler hz,haticenin,ra,kisaca,hayati,dini forum,islami bilgiler
Dini forum hz haticenin kisaca hayati
Kategori dini-forum
Bu Dini Sohbet Sayfasi 1014 Kez ziyaret edilmiştir
Yazar Dini Forum

hz haticenin kisaca hayati Hakkında Detaylar

Hazreti Hatice Kimdir Kısaca,Siz değerli Dini forum uyelerimiz için Hz. Hatice,nin kısaca hayatı ve sözleri ile ilgili bilgiler ve sorulan soruların yanıtları ile ilgili detayları hazırladık

 

Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.)’in ilk eşi Hz. Hatice (r.a.)’dır. İlk inananlar arasındadır. Müminlerin annesidir. Hz. Hatice (r.a.) kimdir? Hz. Hatice’nin kısaca hayatı ve sözleri ile ilgili bilgiler ve sorulan soruların yanıtları ile ilgili detayları hazırladık. Hz. Hatice’nin (r.a.) Peygamberimizle (s.a.s.) evlenmek istemesinin en önemli sebebi nedir? Hz. Hatice annemizin Peygamberimizle (s.a.s.) evliliği, çocukları, Müslüman olması, vefatı.

Hz. Hatice (r.a.) Peygamber Efendimize ilk inanan ve ona ilk eş olma şerefine eren bahtiyar annelerimizden... Kibar, nâzik, afif ve edeb timsali bir hanımefendi... Mü’minlerin annesi...

Hazret-i Hatice, yeryüzünde İslâm’a ilk inanan insan. Resûlullah Efendimiz’in Peygamberliğine ilk destek veren şerefli bir eş. Efendisinin en sıkıntılı anında, sözleriyle onu teselli eden, sevgisiyle, saygısıyla büyüklüğünü gösteren, bakışlarıyla, hizmetiyle gönlünü ferahlatan neşe dolu bir arkadaş… Kendisinden sonra gelecek İslâm hanımefendilerine, hayatı anlama, kavrama ve yaşama konularında olduğu kadar, İslâm davasına sahip çıkma hususunda da Efendimize gösterdiği refikalığı ile eşsiz bir örnek.

HZ. HATİCE’NİN (R.A.) HAYATI

Hazret-i Hatice vâlidemiz 556 miladî yılında Mekke'de doğdu. Babası Huveylid, annesi Fâtıma’dır. Asil bir soya mensuptur. Nesebi baba tarafından Kusay’da, anne tarafından da Lüey’de sevgili Peygamberimizin soyu ile birleşir.

O, İslâm'dan önce “Tâhire” lakabıyla anılırdı. İffet timsali bir hayatı vardı. Babası Kureyş eşrafından büyük bir tüccardı. Ficar savaşlarından önce öldü. Cahiliye döneminde iki evlilik yaptı. İkinci kocasının ölümünden sonra gelen evlilik tekliflerini kabul etmedi. Talepleri geri çevirdi. Gönlü yüce ahlâk sahibi birini arıyordu. Güvenli bulduğu kimselerle ortaklaşa ticaret yapmaktaydı. Büyük kervanlara sahipti.

Tanıdıklarının tavsiyesi üzerine çevresinde üstün ahlâk sahibi ve güvenilir bir genç olarak bilinen Hazret-i Muhammed Mustafa (s.a.v.) ile anlaşma yaptı. Kölesi Meysere’yi de hizmetine vererek Şam seferine gönderdi.

PEYGAMBERİMİZDEKİ OLAĞANÜSTÜ HALLER

Bu seferde, Hazret-i Muhammed’de (s.a.v.) hârikulâde haller görüldü. Sefer müddetince bir bulut ve kuş şekline giren iki melek devamlı onu güneşten gölgeleyerek korudu. Yürüyemeyecek derecede zayıf düşen iki devenin ayaklarını sıvazlıyarak onların süratlenmesini sağladı. Busra’da kuru bir ağacın altına oturdu ve ağaç yeşerdi. Rahip Nastura yeminle onun son peygamber olduğunu müjdeledi. Hazret-i Hatice (r.a.), Efendimiz’in bu özelliklerini bir bir kölesi Meysere’den dinledi. Kendisine hayran kaldı ve evlenme teklifinde bulundu.

EVLİLİK TEKLİFİ HZ. HATİCE’DEN (R.A.) GELDİ

Arkadaşı Nefise binti Ümeyye bu işte aracı oldu. Teklifi Efendimiz’e götürdü. O da, sevgili amcaları Hamza ve Ebû Tâlib’e (r.a.) durumu arzetti. Onlarla istişare etti. Sonunda evliliğe karar verdi. Hazret-i Hatice’nin (r.a.) evinde Ebû Tâlib ve Varaka bin Nevfel’in karşılıklı hitabelerinden sonra yirmi dişi deve mihirle nikâhları kıyıldı. Hazret-i Hatice annemiz kırk yaşında, sevgili Peygamberimiz de yirmi beş yaşlarındaydı.

Hazret-i Hatice (r.a.) bütün servetini “Muhammedü’l-Emin”e bıraktı. Ticarete devam edildi. Bol kazanç elde edildi. Yaşça büyük olmasına rağmen o, bir hanımefendi olarak efendisine son derece hürmetkâr davrandı. Çok nâzik hareket etti. Son peygambere hanım olma şerefini en büyük nimet bildi. Bunun için maddi ve manevi hiçbir fedakârlıktan çekinmedi. Hizmetiyle aile yuvasını cennetten bir köşe haline getirdi. Misafirperverdi. Cömertti. Şefkat ve merhametliydi. Yetimlere, kimsesizlere sığınakdı. Güleryüzlüydü. Firaset sahibi idi. Efendisinin gözünden, sözünden ve hareketlerinden maksadını anlardı.

ZEYD’İN ÂZAD EDİLMESİ

Bir sefer dönüşü yeğeni Hakim İbni Hizam henüz küçük bir çocuk olan Zeyd İbni Hârise’yi köle olarak satın alıp Mekke’ye getirdi. Hizmet etmesi için halası Hazret-i Hatice annemize verdi. İki Cihan Güneşi Efendimiz, çocuğu görünce hanımına: “Eğer bu köle benim olsaydı, muhakkak onu hürriyetine kavuştururdum.” buyurdu. Hazret-i Hatice (r.a.) annemiz bu söz üzerine Zeyd’i efendisine hediye etti. Efendimiz de bu yavrucağızı azâd edip hürriyetine kavuşturdu.

Aile yuvaları işte böyle firaset sahibi, anlayışlı, itaatkâr hanımefendilerle Cennetten bir köşe haline gelir. Efendisinin bir dediğini ikiletmeyen, onun sevdiğini kendisinin sevgisi bilen, onun arzularının yerine gelmesini, onun mutluluğunu öncelikle hedefleyen hanımefendilerle...

PEYGAMBERİMİZİN HZ. HATİCE’DEN (R.A.) DÜNYAYA GELEN ÇOCUKLARI

Hazret-i Hatice (r.a.) annemizin bu evlilikten iki erkek, dört kız çocuğu oldu. İlk çocuğu Kasım’dı. Efendimiz onunla künyelendi. Ebe’l-Kasım dendi. İki yaşına kadar yaşadı. Kızları ise, Zeynep, Rukıyye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma idi. Son çocukları Abdullah’dı. Nübüvvetten sonra doğdu. Çok kısa ömürlü oldu. Daha henüz sütten kesilmeden öldü.

HİRA MAĞARASI VE TEFEKKÜR

Efendimiz, kırk yaşlarına varmıştı. Yalnızlık ona sevdirilmişti. Kavminin putlara taptığını gördükçe onlardan uzaklaşmak isterdi. Her yıl Ramazan ayında yaklaşık bir ay müddetle Mekke’den çıkar, Hira Mağarası’na giderdi. Orada ibadet ederdi. Tefekküre dalar, Kâbe’yi seyrederdi. Bu gidiş-gelişler esnasında yoldaki ağaçlar kendine selâm verir oldu. Bir takım ışıklar görmeğe sesler duymağa başladı. Bunların cinlerle ve kâhinlerle ilgili olduğunu zannederek korkardı. Zaman zaman bu hallerini hayat arkadaşı ve sırdaşı muhtereme hanımına anlatır ondan teselli beklerdi.

Bir gün annemize şöyle açıldı: “Ey Hatice! Ben ışıklar görüyor, sesler işitiyorum. Ben bir kâhin olmaktan korkuyorum. Allah'a yemin ederim ki şu putlardan ve kâhinlikten nefret ettiğim kadar, hiçbir şeyden nefret etmem.”

VARAKA BİN NEVFEL’İN TAVSİYESİ

Hazret-i Hatice (r.a.) annemiz, efendisindeki cevheri önceden keşfetmişti. Onun son peygamber olarak vazifelendirileceği günleri beklemekteydi. Hizmetini ve hürmetini ona lâyık bir hanımefendi olarak yapmaktaydı. Onun korku ve endişelerini büyük bir basiret ve anlayışla şu ifadeleriyle izâle etmeye çalıştı.

“Allah seni hiçbir zaman öyle yapmaz. Çünkü sen emanete riâyet edersin, akrabana iyilikte bulunursun, asla yalan söylemezsin.”

Sonra birlikte Varaka bin Nevfel’e gittiler. Durumu ona anlattılar. Hıristiyanlık üzere geniş bilgisi olan Varaka, iki cihan güneşi Efendimiz’e korkulacak bir şey olmadığını söyledi ve: “Sesi işitince oradan uzaklaşıp başka yere gitme. Sana söylenilen şeyi iyi dinle. Sonra söylenilen şeyleri bana haber ver” dedi. Bütün bunlar onu yükleneceği büyük vazifeye hazırlamak içindi. Allah, Habibini yavaş yavaş hazırlıyordu.

Hazret-i Hatice vâlidemizin hayatta en önemli hizmetlerinden birisi, Efendimiz’in Peygamberliğini tereddütsüz kabul edip herkesten önce iman etmesi ve onu bütün varlığı ile desteklemesidir.

CEBRAİL ALEYHİSSELAM İLE KARŞILAŞMA

610 miladî yılının Ramazan ayı idi. Her zamanki âdeti üzere yine Hira mağarasına gitmişti. Orada Rabbine ibadet ediyordu. Cebrâil’i (r.a.) daha önce görmemişti. Fakat ilâhî vazifenin tebliğ edileceği vakit gelmişti. Cebrâil (a.s.) geldi. Gür fakat tatlı bir sesle “Oku!” dedi. Efendimiz: “Ben okuma bilmem” dedi. Cebrâil (r.a.) onu kucakladı ve sıktı. Bu hal üç kez tekrarlandı. Sonunda Cebrâil (a.s.) Alak Sûresi’nin şu meâldeki ilk beş ayetini tebliğ etti ve kayboldu.

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O Rabbın ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, insana kalemle yazı yazmayı öğretendir. O, insana bilmediğini öğretendir.”

HZ. HATİCE’NİN (R.A.) DİKKATİNİ ÇEKEN NUR VE KOKU

Fahr-i Kâinat Efendimiz büyük bir heyecan içerisinde, yüreği titreyerek evine döndü. Annemiz, Efendimiz’i büyük bir sevinçle karşıladı. Gözünü mübarek yüzünden ayıramadı. Şimdiye kadar görmediği bir nur vardı yüzünde. Etrafa güzel kokular yayılıyordu. Tatlı bir şekilde alnından öptü ve:

“Anam-babam sana feda olsun. Yüzünde şimdiye kadar görmediğim bir nur görüyorum. Şimdiye kadar hissetmediğim bir koku alıyorum" dedi. Efendimiz heyecanlıydı. Ancak Beni örtünüz, beni örtünüz!..” diyebildi.

“SEN HAKSIZLIĞA UĞRAYANLARA YARDIM EDENSİN"

Hazret-i Hatice annemiz hemen üzerini örttü. Sardı sarmaladı ve yatırdı. Bir müddet dinlendikten sonra kendine gelen Efendimiz kalktı ve başından geçenleri en yakın sırdaşı, teselli kaynağı, biricik hayat arkadaşı ailesine anlattı ve: “Bana neler oluyor Hatice? Doğrusu korkuyorum.” dedi. Hakkı, hakikatı tam kavramış olan annemiz bir peygamber hanımı olarak Efendimiz’deki korku ve endişeyi şu sözleriyle gidermeye çalıştı:

“Öyle deme! Yemin ederim ki Allah hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetir, doğru konuşur, işini görmekten âciz kimselerin elinden tutarsın. Yoksulları kayırırsın. Misafirleri ağırlarsın. Haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin" dedi.

Hazret-i Hatice annemiz, Efendimiz’i tekrar amcası oğlu Varaka’ya götürdü. Tevrat ve İncil’i iyi okuyan bu Hıristiyan âlim Efendimiz’i dinledi. Sevinçli bir şekilde ona: “Bu gördüğün melek, bütün Peygamberlere vahiy getiren melektir. Sen bu ümmetin Peygamberisin. Ah, ne olurdu kavmin seni yurdundan çıkaracakları zaman ben sağ ve genç olsaydım.” dedi. Efendimiz:

“Onlar beni çıkaracaklar mı?” dedi. Varaka da:

“Evet çıkaracaklar” dedi ve şunları ilâve etti: “Yeni bir din tebliğ eden kimse yoktur ki, düşmanlık ve işkence görmesin. Eğer ben senin dâvet günlerine yetişecek olursam sana yardım ederim” diye de destek verdi.

Hazreti Hatice annemiz, Efendimiz’i hep düşünceli görmekteydi. Büyük bir görev yüklenmişti. İçinde bulunduğu cemiyette bu vazifeyi yerine getirmek kolay değildi. Bütün dünya karşısında yer alıyordu. Efendimiz bu büyük derdini annemize: “Bana kim inanır ya Hatice!” diye seslendirdi.

Sıradaki Dini Forum Konuları

  • cuma günü sünnetleri cuma günü sünnetleri  Cuma Sünnetlerinin Önemi.Peygamber Efendimiz (S.A.V) cuma günleri neler yapardı, Cuma günü, İslam aleminde ve İslam inancında önemli ve mübarek bir gündür,cuma günü sünnetleri, Cuma sünnetleri nelerdir,
  • Selam ve Dua var Sizlere Selam ve Dua var Sizlere  Cuma mesajlari arasında belkide aldığımiz en güzel mesaj bu olabilir bu mesaj ve dualar size kaybeden mukaddes topraklardan geliyor bizi orada da unutmayan değerli dostlara selam olsun gönül başımızda bizimle her daim birlik olan herkese hayırlı cumalar bu güzel Kabe ye bir gün hepimizin de gitmesini canı gönülden dilerim cumanız aşk ola.dostlar
  • ALayınıza Buncur ALayınıza Buncur Günaydın millet uyandınız mı ülkemin psikoloji bozuk ama yüreği güzel insanları alayınıza boncur efenim Günaydın mesajımızı verdiysek evrene gelin hep birlikte güzel enerji salalim hazırsanız ana sayfaya bekleniyorsunuz efenim dee haydii gelin alayinizi bekliyoruz
  • Dursun Ali Erzincanlı - İnşirah Duası Dursun Ali Erzincanlı - İnşirah Duası Dursun Ali Erzincanlı - İnşirah Duası dinle indir,Dursun Ali Erzincanlı - İnşirah Duası ilahisi şiirleri sözleri,Öyle ihtiyacım vardiki bu duaya sanki benim için yazılmış gözyaşları içinde dinledim Allah razı olsun sonsuz teşekkür ediyorum,Bu nasıl bir dua. Sanki kalbimdekiler dile gelmiş gibi.. Allah yazandan okuyandan yayınlayandan razı olsun. Sesim oldunuz
  • Abdullah Akbulak Sensiz Aglar Abdullah Akbulak Sensiz Aglar Abdullah Akbulak Sensiz Aglar ilahisi ve sözlerini Dini forum sitesinden kesintisiz dinleyebilir sözlerini ise ücretsiz okuyup sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz
  • Grup Bezirgan - Ravza Elleri Şaha Gideyim Grup Bezirgan - Ravza Elleri Şaha Gideyim Grup Bezirgan - Ravza Elleri Şaha Gideyim dinle indir ilahi sözleri ilahileri dinle,Hamile iken dinledim ertesi gün bebeğin kız dedi doktor,şimdi bebeğim 5 aylık oldu ben her adını andığımda her ona seslen digimde için için ağlıyor kalbim özlediği toprakları.hos geldin dünyama Minik Ravzam adinla yaşa
  • Bir Kalbe Dokunmak Bir Kalbe Dokunmak Bir Kalbe Dokunmak Bir elin hissediş hikâyesidir, bu satırlar. Gözler ellere takılır önce. Hüzünlü yüzüyle karşılıklı bakışmadadır eller.
  • GRUP SER - Can Efendim GRUP SER - Can Efendim TAŞEHİR MİMAR SİNAN CAMİSİNDE GRUP SER - Can Efendim isimli zikirli ilahiyi mühteşem bır şolenle seslendirdi,Bir ilahi korusu olup da bu kadar mı deşşet-ül vahşet güzel söylerler MAŞAALLAH devamını bekleriz
  • hisler aynasi hisler aynasi hisler aynasi ile ilgili görseller Hisler Aynası sözleri Hisler Aynası yazilari Hisler Aynası Gönderiler Facebook,HİSLER AYNASI Pinterest için 520 fikir, Hisler dünyası Anlamlı Sözler Saklı Dünya Facebook Hisler Aynası Saklı Dünya Hisler Denizi Hisler dünyası Resimli Sözler Hisler Aynası Facebook Hisler Dünyası Facebook Islami hisler Aynası
  • ilhan tok - İhlas Felak Nas Fatiha ilhan tok - İhlas Felak Nas  Fatiha ilhan tok hocamizdan 3er defa İhlas, Felak, Nas ve Fatiha, Elif Lam Mim,Rabbim bu mübarek ayın hürmetine tüm dualarımızı kabul etsin hastalarımıza şifa versin,Allah razı olsun ilhan hocam Allah hayırlı uzun ömür versin hocam ekoldür