
Ayasofya 360 yılında ibadete açılmış bir Hristiyan mabedi idi. Geçirdiği yangınlar, depremler sonucu harap olmuş; yeniden inşa edilmesi için Mısır’dan, Batı Anadolu’dan, Suriye’den sütunlar getirilmiş, başka yerlerden de değişik cins ve renklerde mermerler alınmış, 537’de büyük bir törenle tekrar açılmıştır. İstanbul fethedilince şehrin en büyük mabedi olan Ayasofya fetih sembolü olarak camiye çevrilmiştir. Fâtih Ayasofya’nın tahribini önlemiş, camiyi kendi hayratı olarak vakfetmiştir. Osmanlı hükümdarları caminin bakımına ve zenginleşmesine itina göstermiş, halk da bunun için vakıflar kurmuştur. Cumhuriyet Dönemi’nde Ayasofya, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. Aradan geçen seksen altı yıldan sonra, 10 Temmuz 2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesi kararlaştırılmış, böylece 24 Temmuz 2020’de kılınan cuma namazıyla Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi adıyla ibadete açılmıştır.
• Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, kılınan Cuma Namazı ile yeniden ibadete açıldı. (2020)
• Lozan Antlaşması imzalandı. (1923)
Kaynak: [Bağlantıyı görmek için giriş yapın]