Katip ÇELEBİ Kimdir

Katip ÇELEBİ Kimdir

Etiketler Katip ÇELEBİ,kimdir,neler yapmiştir
Dini forum Katip ÇELEBİ Kimdir
Kategori dini-forum
Bu Dini Sohbet Sayfasi 143 Kez ziyaret edilmiştir
Yazar Dini Forum

Katip ÇELEBİ Kimdir Hakkında Detaylar

Esas ismi Mustafa bin Abdullah olan Kâtip Çelebi kimdir?Babası Abdullah Enderun,da yetişmiş, silahdarlık göreviyle saraydan ayrılmıştı. 14 yaşına kadar özel eğitim gören Kâtib Çelebi, Katip Çelebi, tarih, coğrafya bibliyografya ve biyografya ile ilgili çalışmalar gerçekleştirmiş bir bilim insanıdır,

 

Katip ÇELEBİ

(1608 - 1656)

Asıl adı Mustafa olup, 1608 (H.1017)'de İstanbul'da doğdu. Babasının adı Abdullah'tır. Babası, Osmanlı devlet ve siyaset adamlarının yetiştirdiği Enderun mektebinde tahsil görerek yetişmiş bir askerdir. Mustafa bin Abdullah, ordu kâtipliğinde bulunduğu için ulema ve halk arasında kâtip Çelebı diye tanındı. Hacca gittiği ve başmuhasebeci ikinci halifesi olduğu için Halife ismiyle meşhur oldu. Babası dindar bir zat olduğu için bes-alti yaşlarında onu ilme teşvik etti. O da imam İsa Halife-i el-Kırımi'den ı Kerim ve tecvid dersleri almaya başlad!. On dört yaşına kadar çe­şitli hocalardan din ve fen ilimleri tahsil etti.

 On dört yaşında Anadolu muhasebesi kalemine kâtip oldu 1624 yılında babasıyla birlikte Tercan, bir sene sonra Bağdat seferine çıktı. Dönüşte babası bir müddet Diyarbakır'da kaldı. 1627-1628'de Erzurum kuşatmasına katıldıktan sonra istanbul'a geldi ve yaklaşık iki sene, Bağdat seferine ka­tılana kadar Kadızade'nin derslerine devam etti. 1630 Bağdat kuşatmasın-da ordunun defterini tuttu. Seferden sonra tekrar İstanbul'a dönerek Kadı-zade'nin derslerine devam etti. 1633-1635 Halep seferinde hacca gitme fırsatı buldu. Dönüşte bir kış Diyarbakır'da kalıp oradaki alimlerle görüştü 1635 senesinde sultan Dördüncü Murad Han ile Revan seferine katıldı On sene kadar çeşitli savaşlarda bulunduktan sonra İstanbul'a döndü ve kendi­sini tamamen ilme verdi.

 Kendi ifadesiyle "cihad-ı asgardan (küçük cihad), cihad-ı ekbere (büyük cihad)" döndü. Halep'te bulunduğu sırada sahaf dükkânlarını dolaşmış, birçok kitap toplamış, İstanbul'a dönüşünde bunları okumaya başlamıştı. Ha­lep'te isimlerini not ettiği fakat alamadığı kitapların birçoğunu da zengin akrabalarından birisinden miras kalan parayla satın almıştı.

 A'rec Mustafa Efendi, Ayasofya dersiamı Abdullah Efendi ile Süleymaniye dersiamı Mehmed Efendi'den ders aldı ve A'rec Mustafa Efendi'yi kendisine üstad edindi. Bir taraftan kendisi öğrenirken, diğer yandan birçok talebeye ders verdi.

 1645'te Girid Seferi münasebetiyle haritaların nasıl yapıldığını tetkik et­ti ve bu konuyla ilgili yazılan eserlerde çizilen haritaları gördü. Bu arada, memuriyetten ayrıldı ve üç yıl vazife almadı. Bu üç yıl içinde bazı talebe­lerine çeşitli konularda dersler verdi. Yine bu zaman içinde ani olarak hastalandığı için tedavi çarelerini aramak maksadıyla tıp kitapları okudu. Kal­bini kötülüklerden temizlemek, manevi sağlığa kavuşmak için de Esma ve Havas kitaplarını okudu. Din alimlerine olan aşırı sevgisi sebebiyle devam­lı onlarla beraber olmaya çalışırdı. 1648 yılında tekrar memuriyete girdiğin­de, Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi'nin en yakın arkadaşlarından oldu ve pek çok eserini bu yıllarda yazdı.

 Mizan'ül Hak adlı eserinde, ömrünün son zamanlarında rüyada Hz. Pey­gamberi gördüğünü, kendisine akli ilimler yanında dini ilimler de öğrenme­sini emrettiğini yazar.

 Takvim'üt Tevarih (Tarihlerin takvimi) adlı eseriyle Şeyhülislâm Ab­dürrahim Efendi'nin desteğini kazandı ve veziri azam Hoca Mehmed Paşa tarafından ikinci halifeliğe tayin edildi (1648). Ayrıca, Abdürrahim Efendi, Mizanü'l Hak adlı eseri hakkında "faydalıdır" diye fetva verdi.

 Kâtip Çelebi, 1656 senesinde vefat etti. Kabri, Vefa'dan Unkapanı'nda-ki Mahmudiye (Unkapanı) köprüsüne inen büyük caddenin sağ kenarındadır.

 Kâtip Çelebi, çalışkan, iyi huylu, vakarlı, az konuşan, çok yazan biri ola­rak bilinir. Arabi, Farisi yanında Lâtince'yi de bilirdi. Osmanlı devletinde Batı ilmiyle en fazla ilgilenen, Doğu ilmiyle mukayesesini ve sentezini ya­pan ilk Türk ilim adamlarından biridir.

YORUM YAP


Sıradaki Dini Forum Konuları

  • Esat Aydoğan - Yakma Ya Rabbi Esat Aydoğan - Yakma Ya Rabbi bedava en güzel Esat Aydoğan - Yakma Ya Rabbi ilahisi dinle indir,Esat Aydoğan - Yakma Ya Rabbi ilahi sözleri yeni ilahileri diniforum.net sitemizden dinleyebilirsiniz
  • GüzeL Cuma Günü GüzeL  Cuma Günü Yine bir cuma vakti yine güzel insanları hatırlama ve hatır sorma vakti cumanın hürmeti tüm inananların üzerine olsun hayırlı cumalar dostlar
  • Yeni Cuma mesajları Yeni Cuma mesajları en güzel 2021 Yeni Cuma mesajları Hayırlı Cumalar! İslam alemi, en kutsal günlerden cumaya erişti. Cuma namazında cemaat bir araya geliyor. Eller semaya yükselerek dualar ediliyor.
  • Üç AyLar Ne Zaman BaşLıyor Üç AyLar Ne Zaman BaşLıyor  üç aylar ne zaman üç ayların önemi fazileti yapılması tavsiye edilenler ve recep şaban ramazan önemi
  • İsmail Biçer - Tevbe Suresi İsmail Biçer - Tevbe Suresi İsmail Biçer - Tevbe Suresi dinle indir,Tevbe Suresi Arapça Okunuşu ve Türkçe Anlamı - Tevbe Suresi Okunuşu Ve Konusu
  • AnLamazLar BiLiyorum AnLamazLar BiLiyorum  Anlaşılmak güzeldir insanı yormaz tabi sizi anlayan birileri varsa yoksa zaten kendinizi sakın yormayın çoğu insan anlamaz
  • Muzaffer Yalçın - Senin Hasretinden Muzaffer Yalçın - Senin Hasretinden Cennet sana yakışır ya rasulallahhh Muzaffer Yalçın - Senin Hasretinden Mahsundur Alem ilahisi dinle indir,Göz kaptırdığım renkten, Kulak verdiğim sesten, Affet ya Rab sensiz aldığım her nefesten
  • BiRaZ DüŞüN BiRaZ DüŞüN Özetle empati kurmak anlamaya çalışmak yada araştırma yapmadan kolay yargılamak toplum olarak en güzel yaptığımız ve kolaya kaçarak sergilenen bir davranış biçimidir
  • TuzLu-KeK TuzLu-KeK bu tarif belkide tam size ve cocuğunuza göredir yumurta ve peynir sevmeyen cocuklarımıza farkli tariflerle yedirme çabası olan anneler bu tarifi mutlaka deneyin
  • İsmail Biçer - Ali İmran İsmail Biçer - Ali İmran İsmail Biçer - Ali İmran süresi dinle indir,Al-i İmran süresi Medinede indirilmiştir. Kuran-ı Kerim’in 3. süresidir. 200 ayetten oluşmaktadır. Al-i İmran süresinden önce en uzun süre olan Bakara, sonrasında ise Nisa süresi bulunmaktadır